T.C. YARGITAY 9.Hukuk Dairesi Esas: 2018/8971 Karar: 2018/19462 Karar Tarihi: 25.10.2018

T.C. YARGITAY

9.Hukuk Dairesi
Esas: 2018/8971
Karar: 2018/19462
Karar Tarihi: 25.10.2018


İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI - YERLEŞİK YARGITAY KARARLARINA GÖRE BOZMADAN SONRA TARAFLARIN ISLAH İSTEMİNDE BULUNMALARINA İMKAN OLMADIĞI - DAVACININ ISLAHTAN ÖNCEKİ TALEPLERİ DİKKATE ALINARAK HASIL OLACAK SONUCA GÖRE BİR KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Bir davanın yargılaması sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca bozulmasından sonra tarafların ıslah isteminde bulunmalarına imkan olmadığı yerleşik Yargıtay kararları ile kabul edilmiştir. Bu nedenle, mahkemece; davacının ıslahtan önceki talepleri dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ıslah talebi dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

(6100 S. K. m. 177) (2797 S. K. m. 45) (YİBK. 04.02.1948 T. 1944/10 E. 1948/3 K.) (YİBK. 06.05.2016 T. 2015/1 E. 2016/1 K.)
 
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
 
YARGITAY KARARI
 
A) Davacı İsteminin Özeti:
 
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.04.2000 tarihinde çalışmaya başladığını, sigortasının ise 27.09.2008 tarihinde başlatıldığını, 8 yılı aşkın süre sigortasız çalıştırıldığını, servis müdürlüğü görevini ifa etmekte iken 30.06.2013 tarihinde genel müdür ve şirket ortağı tarafından haklarının ödeneği söylenerek işine son verildiğini, hak edişlerinin ödenmesi için istifasını yazmak ve ibraname imzalamak zorunda bırakıldığını, 27.09.2008-30.06.2013 tarihleri arası kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödendiğini, 01.04.2000 tarihinde işe girdiğinde ödemelerin eksik yapıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
 
B) Davalı Cevabının Özeti:
 
Davalı vekili, davacının istifa suretiyle işten ayrıldığını, gerçek ... süresi açısından işyerindeki pozisyonu ve kıdemi dikkate alınarak iyi niyetli olarak kıdem tazminatının ödendiğini, iş akdini haklı nedenle feshetmiş olsa dahi ihbar tazminatı talep hakkı olmadığını, yıllık izin ücretlerinin ödendiğini, tüm alacak kalemleri yönünden işvereni ibra ettiğini, yüksek ücretle işyerinde çalıştığını, planlama yaptığını, işçilerin sevk ve idaresini sağladığını, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
 
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
 
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiği, üst düzeyde yöneticilik faaliyetlerinde bulunduğundan fazla ... ve genel tatil ücretlerine hak kazanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. 
 
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur. 
 
Bozma ilamında özetle; “1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
 
2- Taraflar arasında davacının hizmet süresi uyuşmazlık konusudur.
 
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacı 01.04.2000-30.06.2013 tarihleri arasında kesintisiz davalı işyerinde çalıştığını iddia etmiş, davalı işveren ise davacının 27.09.2008 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığını savunmuştur. 
 
Davacı tanığı Musa, davacının davalı işyerinde 2000 yılının 4. ayında ... başladığını, kendisinin o tarihlerde işyerinde çalıştığını beyan etmiş, diğer davacı tanığı da davacının işyerinde yaklaşık 10 yıllık kıdemi olduğunu beyan etmiştir. Ayrıca dosyaya sunulan kimlik bildirme belgesi ve personel eğitim karnesinde davacının işe giriş tarihi 01.04.2000 olarak gösterilmiştir.
 
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işyerinde 01.04.2000-30.06.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını kanıtladığı anlaşılmakta olup, talep edilen işçilik alacaklarının buna göre hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
 
3- Davacı işçinin fazla ... yapıp yapmadığı ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 
 
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıklarının, işyerinde davacının üzerinde çalışan yöneticilerin bulunduğunu beyan ettikleri görülmüş olup, davacının ... gün ve saatlerini kendisinin belirlediğine yönelik bir açıklama veya yazılı kayıt dosya içerisinde bulunmamaktadır. Davalı tarafından, davacının üst düzey yönetici konumunda olduğu ve mesai işleyişini kendisinin belirlediği savunulmasına karşın buna yönelik bir delil dosyaya sunulmamıştır.
 
Açıklanan mevcut delil durumuna göre, dosya içeriği ve tanık anlatımları bir bütün olarak değerlendirilerek davacının fazla mesai ve genel tatil alacaklarının belirlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu alacakların reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri belirtilmiştir.
 
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
 
D) Temyiz:
 
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
 
E) Gerekçe:
 
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
 
2- Taraflar arasında bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı ihtilaflıdır.
 
Mahkemenin ilk kararı davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
 
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 24.08.2017 harç tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmış, Mahkemece ıslaha değer verilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
 
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK.’nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
 
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir.
 
Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi karşısında “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1E. 2016/1 K. sayılı kararına göre bozmadan sonra yapılan ıslaha değer verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
 
F) Sonuç:
 
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı